Ekoturizm

Zonguldak İli Ekoturizm ile ilgili Varlıklar

 

Şelaleler / Çağlayanlar

 

Merkez Kokaksu Mevkiinde bulunan Harmankaya, Kozlu Beldesindeki Değirmenağzı ve Kdz. Ereğli’deki Güneşli Şelaleleri ilin en önemli çağlayanları olup, gezinti ve trekking amaçlı olarak kullanılmaktadır.

Zonguldak Merkez İlçe
 

 

Harmankaya Şelaleleri: Zonguldak şehir merkezine 12 km mesafededir. Şelalelere nehir yatağında 3
km’lik yürüyüşle ulaşılmaktadır. Karagöl Dere üzerinde bulunan Harmankaya Şelalesi, 250-280 metre rakımları arasında olup Karagöl Dere’nin kiltaşı tabakalarını aşındırması sonucu meydana gelmiştir. Doğanın içinde yaklaşık 6 saat süren bir yürüyüşle geçilebilen parkur zaman zaman iple iniş yapmayı/tırmanmayı da gerektirmektedir.
Harmankaya Şelalesi, Zonguldak Foto: Can Çetin

Değirmenağzı Şelaleleri: Değirmenağzı deresi üzerinde bulunan şelaleler irili ufaklı pek çok şelaleden oluşmaktadır. Değirmenağzı deresi, 595 m rakımlı Namazlık Tepe’den doğmaktadır. 11 km uzunluktaki Dere başlangıçta Killik Dere, Yahma Köyü yakınlarında Yahma Dere, sonrasında ise Kışla dere adını alarak Karadeniz’e dökülmektedir.
 

Değirmenağzı Şelaleleri, Zonguldak Foto: Can Çetin

Devrek

Madencioğlu Şelaleleri: Devrek’e 11 km mesafede bulunan Özbağı Beldesi’nde Gerze Dere (Kurudere) üzerinde yer alan Madencioğlu Şelalesi Özbağı’na 5 km mesafede olup oldukça dik olan dere yatağındaki irili ufaklı birkaç şelaleden oluşmaktadır. 1010 m rakımdan doğan Gerze Dere 16 km uzunlukta olup Özbağı (Gerze) beldesinde, 125 m rakımında Bolu Çayı’na katılmaktadır (Türker ve Çetinkaya, 2009).
 

Gökçebey

 

Hacımusa Deresi: Ohlar Tepe’nin batısından, 950 m rakımından doğan Karbanca Dere; Kavaklık Tepe’nin kuzeyinden, 870 m rakımından doğan Erikli Dere; Kavaklık Tepe’nin güneyinden, 870 m rakımından doğan Küfelik Dere; Geyikgöl Tepe’nin batısından, 860 metre rakımından doğan Vakuf Dere’nin, Hacımusa Beldesi yakınlarında, 345 m rakımında birleşmesiyle Kırk Dere (Hacımusa Deresi) meydana gelmiştir. Uzunluğu 10 km’yi bulan Kırk Dere, Gökçebey ilçesinde, 60 m rakımında Yenice Çayı’na akmaktadır. Hacımusa Deresi üzerinde ilginç coğrafi oluşumlar ve şelaleler görülmektedir.Şelaleler, yumuşak zeminlerin aşınarak düzleşmesi ve suyun sert kayaları aşındıramadan bunların üzerinden düşmesi ile oluşmaktadır (Türker ve Çetinkaya, 2009).

Hacımusa Deresi Şelaleleri, Gökçebey, Zonguldak Foto: Kerem Öztürk

 Kdz. Ereğli


 

Güneşli Şelalesi: Kdz. Ereğli’ye 25 km uzaklıkta yer alan Güneşli Şelalesi’ne Güneşli Beldesi’ndeki Güneşli Dere yatağından 2 saatlik yürüyüşle ulaşılmaktadır. Şelalenin yüksekliği 5 metre olup aşağısında bir havuz oluşmuştur. Şelale, 1080 m rakımdan doğan Okuşlar Dere üzerinde bulunmaktadır. Derenin uzunluğu 12 km’dir.

Doğal Güzellikler ve Korunan Alanlar

Alaplı

Gümeli Tabiat Alanı: Alaplı ilçesine 35 km uzaklıkta, 1400 m rakımlı Gümeli Bölgesi’nin 255 hektarlık kısmı (yaylalar hariç) 2008 yılı itibarıyle 2873 Sayılı Milli Parklar Kanunu kapsamında koruma statüsüne alınmış ve Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü tarafından gelecek kuşaklara aktarılmak üzere “Gümeli Tabiat Anıtı” olarak tescil edilmiştir. Alanda 1000 yaşın üzerinde pek çok Taxus baccata L. (Porsuk) bulunmaktadır (Türker ve Çetinkaya, 2009). Ağaçların boyları yaklaşık 25 m olup çapları 1,50-2,95 cm arasında değişmektedir. Doğa tarihi bakımından çok değerli olan bu ormanın genel yapısı ılıman, nemli Kuzey Ormanları (Boreal Ormanlar) tipindedir.

 

Alanın biyoçeşitlilik açısından çok zengin flora ve faunaya sahip olması, Türkiye’nin en yaşlı porsuk (Taxus baccata L.) ağaçlarını (1.000 ve 1.200 yaşlarında) bünyesinde barındırması ve bölgede bulunan porsuk ağacı neslinin yok olma tehlikesi sınırında bulunması alanı ekoturizm açısından önemli hale getirmektedir

Devrek

 

Yedigöller Milli Parkı


 

Zonguldak’ın güneyinde yer alan 2.019 hektar büyüklüğündeki Yedigöller havzası, kayan kütlelerin vadilerin önlerini kapatması sonucu oluşan yüzeysel ve yeraltı akışlarıyla birbirine bağlı kuzeyden güneye 1500 metre mesafede sıralanmış 7 heyelan gölünden oluşmaktadır. Büyükgöl, Seringöl, Deringöl, Nazlıgöl, Küçükgöl, İncegöl ve Sazlıgöl olarak adlandırılan göller aralarında 100 metre yükselti farkı bulunan iki plato üzerinde yer almaktadır. Dördü büyük, üçü ise küçük olan bu göller yazın sıcak aylarda kurumaktadırlar. Gölleri içine alan 550 hektarlık alan Dirgine Orman İşletmesine bağlı işletme şefliği iken 1965 yılında “milli park” olarak ilan edilmiş ve koruma altına alınmıştır (Türker ve Çetinkaya, 2009).


 

Oldukça engebeli bir bölgede bulunan Milli Parkta heyelanın oluşturduğu göller, “Orman Denizi”ni andıran 238 adet bitki türünün bulunduğu zengin bitki örtüsü, göllerde yaşayan alabalıklar ve bu değerlerin yarattığı rekreasyonel kullanım potansiyeli Parkın ana kaynaklarını oluşturmaktadır. Milli Parkta hâkim bitki örtüsü kayın ağaçlarıdır. Ayrıca meşe, gürgen, kızılağaç, karaçam, sarıçam, göknar, karaağaç, ıhlamur ve porsuk gibi değişik türde ağaçlar da görülmektedir. Etkili koruma sayesinde Parkın içerisinde ve yakın çevresinde sayıları gittikçe artan geyik, karaca, ayı, domuz, kurt, tilki ve sincap türleri yaşamaktadır. Ülkemizdeki ilk kültür alabalığı üretme istasyonu 1969 yılında burada kurulmuştur. Rekreasyonel açıdan olta balıkçılığı, kampçılık, tabiat içerisinde yürüyüş, fotografçılık gibi turistik faaliyetler gerçekleştirilmektedir (kultur.gov.tr, 2011).
Önceki Sayfa