Kültür ve Turizm

Turizm, son yıllarda Zonguldak’ta de önemli bir gelişme çizgisi yakalamış, gerek özel, gerek kamu girişimleriyle kayda değer bir istihdam ve hizmet alanı durumuna gelmiştir.

İlin iklim koşulları, deniz kum-güneş üçgenine dayalı seçeneğe uzun süreli fırsat tanımamakta; ancak il coğrafyasının önemli kısmını oluşturan ormanlık alanlar, yaylalar, mağaralar ve su-yeşil kombinasyonun oluşturduğu doğal güzellikler Zonguldak'ı doğaseverlerin gözünde önemli bir çekim odağı kılmakta ve bu nedenle ilin turizm alanındaki geleceğe yönelik tüm planlamaları da bu çerçevede düşünülmektedir.

Batı Karadeniz Bölgesi, kıyı odaklı kitle turizmine alternatif sunacak doğal, kültürel ve tarihi değerlere sahiptir. Hafta sonları, başta Ankara olmak üzere büyük kentlerden günü birlik gezi amaçlayan kitlelerin Kdz. Ereğli de dahil olmak üzere Amasra ve Safranbolu gibi yöreleri tercih etmeleri bölge için büyük bir fırsat oluşturmaktadır.

Zonguldak Valiliği İl Özel İdaresince Bakacakkadı Beldesi'nde yaptırılan ve 2001 yılında hizmete açılan 100. Yıl Atatürk Hizmet Köyü sağladığı olanaklar (konaklama, yemek, eğlence, spor) ve sunduğu hizmetler açısından bu konudaki gereksinimleri karşılayan önemli bir turizm yatırımıdır. 

Jeolojik yapısı nedeniyle çok sayıda mağara bulunması da mağara turizmi açısından şehrin büyük bir potansiyele sahip olmasını sağlamaktadır. İl Turizm Müdürlüğü'nce 1994 yılında başlatılan projelerden Gökgöl Mağarası Turizm Amaçlı Kullanım Projesi ile bir kültür turizmi projesi (inanç turizmi) olan Cehennemağzı Mağarası ilin hizmete sunulan ilk turizm destinasyonlarıdır. Çayırköy Mağarası ve Kızılköy Mağarası da ekipmanlı normal ziyaretçilerin rehber eşliğinde ziyaret edebileceği mağaralar sınıfında yer almaktadır.

Yayla turizmi açısından değerlendirildiğinde, Bölüklü ve Gümüldür yaylaları belli başlılarıdır. İlin en yüksek tepesi olan Bacaklı Yayla (1637 m) eteğindeki Bölüklü Yayla, yayla evleri, yaşayan yaylacılık geleneği ve zengin bitki örtüsüyle yayla turizmine aday son derece doğal bir ortamdır.

Zonguldak merkezde Harmankaya ve Değirmenağzı, Kdz. Ereğli' de Güneşli yörelerindeki şelale ve dağ yürüyüşü alanları doğa turizmi anlamında değerlendirilen uygun mekanlardır.

Doğuda Sazköy'den, batıda Akçakoca'ya kadar uzanan 80 kilometrelik kıyı şeridinde yer alan, pek çok doğal plaj ve kumsal yöre halkının yaz aylarında günübirlik kullandığı belli başlı sahil alanlarıdır. Bunlardan Filyos, Türkali, Göbü, Kapuz, Değirmenağzı, Ilıksu, Erdemir, Ereğli Belediye, Alaplı Belediye, Askeri Plaj ve Kocaman kıyıları "Mavi Bayrak Projesi" kapsamında izlenmektedir.

Şehrin sosyal ve kültürel yapısı 1992 yılında kurulan Zonguldak Karaelmas Üniversitesi’nin etkisi ile değişime uğramış ve canlılık kazanmıştır. Bölgeye gelen genç ve eğitimli nüfusun katkıları başta festival, sinema ve kütüphane sayılarındaki artış olmak üzere birçok farklı alanda kendini göstermeye devam etmektedir.

“Zonguldak Lavuar Alanı ve Çevresi Koruma, Planlama, Kentsel Tasarım, Mimarlık ve Peyzaj Düzenleme Projesi”, şehrin kimliğine katkıda bulunacak olan önemli projelerden biridir.

Şehirde turizme kazandırılmayı bekleyen önemli bir antik kent bulunmaktadır. 2006 yılında çalışmalarına başlayan Filyos Teion Antik Kenti kazı çalışmaları, Türkiye’nin Karadeniz kıyılarında gerçekleştirilen ilk ve tek antik kent çalışmasıdır.

El sanatları bakımından, Zonguldak’ın, dokuma ve madencilik kültürünü yansıtan hediyelik eşya üretimi konusunda geliştiği görülmektedir. Ereğli’de elpek, Çaycuma’da pelement ve diğer yerli dokuma çeşitleri hediyelik eşyalarda kullanılmaktadır. Devrek’te sürdürülen el sanatı ürünü olan bastonculuk kaybedilmemesi gereken kültürel bir değer olarak karşımıza çıkmaktadır.

Önceki Sayfa